Neştersiz miyom tedavisi

Neştersiz miyom tedavisi Neştersiz miyom tedavisi

Ameliyatsız tedavi edilebilen hastalıklar arasına kadınlarda sık görülen ve başta ağrılı adet, kanamaların artması, adet düzeninin bozulması gibi şikayetlere yol açan rahim miyomları da girdi. İzmir Kent Hastanesi Girişimsel Radyoloji bölümünden Prof. Dr. Yiğit Göktay, ameliyatsız miyom tedavisine daha çok yöntemi bilen doktor, hemşire sağlıkçıların başvurduğunu belirterek, “Uygulama, kalp anjiyosu gibi, sonuçlar çok iyi” dedi.

Prof. Dr. Yiğit Göktay, özellikle Amerika’da 15 yıldır yaygın olarak kullanılan, Türkiye’de de sayılı merkezlerde uygulanabilen ‘rahim miyom embolizasyonu’nun hasta açısından avantajlarına dikkat çekti. Miyom embolizasyonun rahimde yerleşmiş miyomların ameliyatsız olarak iyileştirilmesi için yapılan tedavi olduğunu belirten Prof. Dr. Göktay, “Sadece damar içerisinden yapılan ve cerrahi hiçbir girişim gerektirmeyen bu tedavi sırasında rahim korunur ve sadece miyomun ortadan kalkması sağlanır” dedi. Fibroid tümör olarak da bilinen rahim miyomlarının, kadınlarda sıklıkla karşılaşılan ve rahmin kas içeren duvarından oluşmuş iyi huylu kitleler olduğunu belirten Prof. Dr. Göktay şu bilgileri verdi:

“Rahim miyomları genellikle adet kanamalarının artması, adet düzeninin bozulması, ağrılı adet görme, kasık ve karın alt kısmında ağrı, sancı, mesane ya da bağırsağa baskı nedeniyle sık idrara çıkma ya da kabızlık gibi şikayetlere yol açar. Bu hastalığın klasik tedavisi ülkemizde de sıklıkla uygulandığı gibi cerrahi olarak rahmin ya da nadiren miyomların alınması ameliyatıdır. Ancak son yıllarda özellikle batı ülkelerinde ameliyatsız miyom tedavisi olarak kabul edilen miyom embolizasyonu yöntemi de yaygınlaşmıştır ve uygun hastalarda hastanın tercihine göre yapılmaktadır. Ülkemizde ise ileri tanı ve tedavi merkezlerinde Girişimsel Radyoloji ünitelerinde bu tedavi başarı ile uygulanmaktadır. Miyom embolizasyonu işleminde, anjiyografi eşliğinde kasık damarından sadece bir iğne ile girilerek ince kateterler aracılığıyla rahim ve bunun devamında miyomu besleyen atardamara ulaşılır, ardından çok özel cihazlar ile bu damarlar içeriden tıkanarak miyomun kurutulması tedavisi yapılır. Uzun dönem sonuçları bilinen bu tedavide yüzde 90’ın üzerindeki hasta grubunda şikayetler tamamen ortadan kalkar. Biz de ise bu yöntemi tercih edenlerin başında doktor, hemşire gibi kadın sağlık çalışanları var. Hastalarımız arasında Kadın Doğum Uzmanı da var. Hem meslekleri gereği hem de internetten araştırarak yöntem hakkında bilgi sahibi olup başvuruyorlar. Kent Hastanesi’nde de jinekologlarımız bu yönteme uygun hastaları yönlendiriyorlar.”

YÖNTEMİN AVANTAJLARI

Prof. Dr. Göktay, uygulamanın lokal anestezi altında yapıldığı için ameliyatla yapılan miyom ameliyatlarına ya da tüm rahmin alındığı (histerektomi) operasyonlarına göre hastayı çok daha az etkileyen bir işlem olduğunu vurguladı. Genel anestezi yapılmadığı için yoğun bakım süreci olmadığını, herhangi bir cerrahi kesi ya da dikiş gerekmediğini kaydeden Göktay, işlem sırasında kan kaybının olmadığını, organ bütünlüğünün tamamen korunduğunu ifade etti. Göktay, hastaların işlem sonrası günlük normal hayatlarına kısa sürede döndüklerini, birden çok miyom olması halinde tümünün aynı anda tedavi edildiğini söyledi. Göktay, deneyimli bir Girişimsel Radyolog tarafından yapılması halinde miyom embolizasyonu girişiminin normal bir anjiyografi işlemindeki klinik açıdan çok önemli olmayan riskler haricinde belirgin bir riski olmadığını da kaydetti. Prof.Dr. Göktay, “Miyom embolizasyonu sonrasında çocuk sahibi olabilmek konusunda net bir sonuç ortaya konulamamıştır. Literatürde de bizim hasta grubumuzda da miyom embolizasyonu sonrasında doğum yapan hastalar mevcuttur ancak bunun her hasta için geçerli olması beklenmemektedir” dedi.

KİMLERE UYGULANMAZ

Prof. Dr. Göktay, miyom embolizasyonunun klinik olarak miyoma bağlı şikayeti olmayan hastalarda uygulanmadığını söyledi. Aynı şekilde iltihabi bir rahatsızlığı olan hastalarda ya da kanser ihtimali olması halinde miyom embolizasyonunun yapılamayacağını ifade eden Prof.Dr. Göktay, “Gebelik ihtimali olması durumunda yapılmaz. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda ve iyot alerjisi bilinen hastalarda ise ancak zorunlu olunan durumlarda özel önlemler ile yapılabilir” diye konuştu.



Not: Siz de sitemize katkıda bulunmak istiyorsanız; yorum bölümünü ya da Yeni Söz Ekle butonunu kullanarak güzel sözler ekleyebilirsiniz.


facebook Twitter

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bu Sayfa hakkında görüşlerini bildirmek istermisin?


Resimli Sözler

TÜMÜNÜ GÖSTER
Sms Sözleri

Sohbet - Bursa Sohbet - Sohbet - Sohbet Odaları